işte öyle birşey!

6/2/2009 - BIRAKINIZ, ‘’ANDROİD’’LER DE YAŞASIN!

BIRAKINIZ, ‘’ANDROİD’’LER DE YAŞASIN!

 

İnsanoğlu, Allah vergisi olan çeşitli yeteneklerle donatılmıştır.

İnsan beyni; düşünme, olaylar arasındaki sebep-sonuç ilişkilerini belirleyip kaydetme,  hafızasında saklama ve yeni modeller geliştirerek uygulama gibi yeteneklere sahiptir...

Bilim ve onun uygulanması olan teknoloji alanında insanlığın elde ettiği gelişmeler şaşırtıcıdır.

Maddeyi tanımak ve maddenin özelliklerinden  yararlanmak; yüzyıllardır süregelen insanlık macerasının en önemli dinamiklerinden birisidir. Bilimin sayesinde üretim araçlarının ve savaş silahlarının değişip gelişmesi sosyal yapıların üzerinde de inkar edilemeyecek etkiler meydana getirmiştir.

Surlar yıkan topun icadı, Avrupa’da şatolara sığınmış derebeyliklerin kırallıklar bünyesine katılması sonucunu hızlandırmıştır. Yeni toprak-insan ilişkileri, üretilen ürünlerin değişim ve ticareti sosyal yapıların belirlenmesi ve oluşum sürecini derinden etkilemiştir.

Sanayi devrimini başlatan buhar gücünden yararlanma, makina gücü ile bol ve kitlevi üretim yapma; bu yeni anlayışa ayak uyduramayan hantal organize yapıları (gelenekçi imparatorlukları ) önce sarsmış ve sonra yere yıkmıştır.

Kavramların (eşitlik, kardeşlik, özgürlük; sosyalizm, kapitalizm, milliyetçilik vs.) da silah haline dönüşmesi değişimleri hızlandırmıştır.

Denilebilir ki, bilim yönünden son yirmi yılda sağlanan gelişmeler, bütün yüzyıllar boyunca sağlanmış olanların çoook çook üstündedir. Belki önümüzdeki bir kaç yıl bu elde edilmiş bilgilerin yeniden katlanması anlamına gelebilecek gelişmelerin yaşanmasına şahit olabilecektir.

Evrenin yapı taşı olan maddeyi, uzun yıllar sadece dört unsurdan ibaret olarak algılayan Aristo anlayışı ve onu otorite kabul edenlerin izleyiciliği; bilimin en az bin beş yüz sene duraklamasına sebep olmuştur. Yüz yıllarca ‘’toprak, su, ateş ve hava’’ denilen dört temel unsur ile madde kavranmaya ve bütün evren de böylece açıklanmaya kalkışılmıştır. Bu sakat, eksik ve yanlış yaklaşımdan bütün bilim dalları, disiplinler  olumsuz yönde etklenmiştir.

Basit tahlilci dörtlü çıkarımlardan hareketle diyebiliriz ki, insanlık tarihi; geçirdiği yaşama sürecinde, iki sert unsur (erkek=asker ve demir=kılıç) ile iki değer verilen maddeyi (ekmek=gıda ve altın=ticaret araçları)  kontrolü altına alma mücadeleleri sayesinde şekillenmiştir. Bu basit analizde asker unsurunun Amazon’larda olduğu gibi ve bugün İsrail’de zorunlu görüldüğü şekilde kadınları da zaman zaman içerdiği istisnaları yok sayılamaz. Keza kılıç yapılan demirin yerini diğer metal ve ametallerin, organik veya inorganik bileşiklerin, hatta biyolojik canlıların (virüs vs.)  silah olarak alması da  savaşların er meydanını namert tutum ve mekanlarına çevirmiştir!. Yaşamak için elzem olan ekmek, su, temiz ortam, hava ve enerji ile birlikte her çeşit gıda maddesi (ilaç dahil) ancak ‘’altın’’ ile simgeleştirilen para (ticaret ve ekonomi) sayesinde yönetilir olmakta, kontrol altında tutulmaya devam edilmektedir. Bu zorlayıcı iki şeyin hedef kılınan iki şeye nasıl yöneldiği, zorlama yönünün tersinebilir olup olmadığı kesinlik taşımadığından, milletlerin bu konularda satranç masasına sürecek yeterli donanım ve birikimi mutlaka olmalıdır.

Kuzey Afrika’da medeniyet kurup komutanları Annibal öncülüğünde Roma’ya geçerek onları yenen Kartaca’lılar; daha sonra ülkelerine giren barbar Romalıların hışmıyla hem canlarından, hem de bütün medeniyet kalıntılarından yoksunlaştırılmışlardır. Öfke duyulan toplumların izlerine de insanlıktan yoksun barbarlar tarafından tahammül edilememektedir.

Şimdi insanlık; kurgu bilimsel şekilde neredeyse kendisine benzer robotlar üretip başına bela edecek, onların kendi yerini alması tehlikesiyle karşılaşacak süreçlerin eşiğindedir.

İnsanlık değerlerini (amaç ve hedeflerini) aşarak yapılacak her atılımın ileriye mi, yoksa geriye mi olduğu hep tartışılacaktır.

Ortaya çıkabilecek böyle durumlarda dahi, mucitlerin beyin gücünün oluşturacağı problemleri çözmek adına, onlarca yapılan insana benzer, ayırdedilemez  robotları, ‘’androidleri’’-Romalılar gibi- öfkemizle tahribe kalkmayalım. Bırakınız, insanlık için, mucitler de, androidler de yaşasınlar!

 

Selam ve saygılarımla...

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

dereden tepeden,inceden yüceden birşeyleri toplayıp paylaşmak amacıyla oluşturulmuştur.Tam bir denemedir...

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım